Dr. YAŞAR METİN AKSOY: “DANİŞMENT Marşını yazdığım için gurur duyuyorum” dedi.
Tokatlıların genellikle Hekimlik mesleğiyle tanıdığı Dr. Yaşar Metin Aksoy aynı zamanda bir kültür insanı. Doğduğu toprakların geçmişini araştıran Dr. Aksoy, bu coğrafyayı Türklere yurt yapan Danişmentlileri ve onların başarılarını dile getiren bir de Danişment Marşı yazdı.
DANİŞMENT MARŞI
Yaşar Metin AKSOY
Seller gibi akarak diyar-ı Rum’a
Malazgirt’e serdar oldu Danişment
Türk’e ilk beyliği Niksar’da kurdu
Tarihe mührünü vurdu Danişment
Tarihe mührünü vurdu Danişment
Ali et Türkmanî Taylu Danişment
Sivas, Tokat, Kayseri ve Amasya’yı
Malatya, Develi, Çorum, Çankırı
Aldı bize vatan yaptı burayı
Abad etti eli yurdu Danişment
Abad etti eli yurdu Danişment
Ali et Türkmanî Taylu Danişment
Bin seksen dört yılında Canik yolunda
Horasan erleri vardı yanında
Vurulup bağrından düşman okuyla
Şehitlere serdar oldu Danişment
Şehitlere serdar oldu Danişment
Ali et Türkmani Taylu Danişment
Gümüştekin derlerdi Taylu’nun oğlu
Anadolu üstüne gün gibi doğdu
Merzifon haçlının belini kırdı
Tarihlere destan oldu Danişment
Tarihlere destan oldu Danişment
Ali et Türkmanî Taylu
Dr. Yaşar Metin Aksoy’a Danişment Marşı düşüncesinin oluşum sürecini sorduğumuzda bize şu açıklamada bulundu;
“Ben, 1967 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğdum. Niksar Danişmentgazi İlkokulunda okudum. Danişment Gazi’nin fethettiği Niksar Kalesinin içinde yer alan Kaleiçi (Yusufşah) mahallesinde yaşadım. Tüm çocukluğum ve gençliğim Danişmentgazi’nin destanlarını dinleyerek geçti. Lisede tarih dersinde Danişmentli Beyliğinin Anadolu’da kurulan ilk devlet olduğunu öğrenip bu coğrafyanın insanı olduğumdan ayrıca gurur duydum ve bu gururla yaşadım. Danişment daima içimde vardı, onu sürekli yüreğimde hissettim.
2008 yılında Tokat’ta ilk Binicilik Kulübünü kurarken bu duygularla adını ‘Danişment Atlıspor Kulübü’olarak koyduk. Bu kulüpte yetişen öğrencilerim ‘geleneksel okçuluk’ dalında Tokat’ın ve Danişment’in ismini daima zirvede tuttular. Böyle bir kulüp her şeyi ile diğerlerinden farklı olmalıydı. Çünkü hem bunu hak ediyor hem de çok büyük bir isim taşıyordu. Bu amaçla önce Danişment’e tarihe dayanan bir simge bulmalıydık. Tarihçi arkadaşlarımla yaptığım mülakatlarda Danişment’in son dönemimde basılan bir paradan ‘aslana binen süvari’yi sembol olarak benimsedik. Bu yeni sembol çok beğenildi ve sonuç olarak Niksar belediyesinde de sergilenmeye başladı. Marş düşüncesi ise, bu arada kendiliğinden oluştu. ‘Bayrağımız olduğuna göre bir de marşımız olmalı’ diye düşündüm.
Marşın sözlerini yazabilmek için çokça araştırma yaptım. Tokat’ta düzenlenen danişment Sempozyumuna katıldım. Danişmentname’yi tekrar gözden geçirdim. Sonuçta şunu üzülerek gördüm ki Niksar ve Danişment coğrafyası çok ciddi bir mirasın üzerinde oturuyor ama bunun farkında değil. Misal; Niksar da medfun Danişmend İbn-i Ali Taylu et Türkmanî ile oğlu Gümüştekin Emir Danişment birçok kaynakta birbirine karışmakta bazen tek bir kişilik olup bazen birbirinin yerine geçmekte. Anadolu’daki ilk cami, ilk medrese, ilk zaviyeyi kuran ilk telif eseri bastıranlar hep Danişmentliler olmuş. Ve bütün bunlara sebep olan Alpaslan’ın hocası danışmanı ve ordu komutanı olan1084 yılında Perşembe Yaylasında yaralanıp Niksar’da şehit düşen adı Taylu (seçkin kişi) olan ve halkımızın Danişment Gazi olarak bildiği kişidir. Böylece marş adeta kendi kendini yazdı.
Marşın sözlerini yazdıktan sonra besteyi bağlama ile yaptım. Ancak bir şey eksik kalıyordu o da şuydu: Danişmentlilerin Asya ile olan bağı bizden kat be kat fazlaydı. Dolayısıyla müzik Asya Enstrümanları ile yapılmalıydı. Bu konuda ‘Türk Dünyası Müzik Topluluğu’ eski Şefi İrfan Gürdal’a başvurdum. Sağ olsun düzenlemeyi muhteşem yaptı. Bir gece çalışıp vokallerini birlikte yaptık.
Artık bayrağımız ve marşımız var ama bir şey yine eksik; Niksar da Danişment Gazi’yi anmak için özel bir hafta olmalı. Mehter Danişment Marşını vurmalı. Bu marş eşliğinde Niksarlılar Melik Gazi kabristanına yürümeli ve onu anmalı. Bu hafta içerisinde Sempozyumlar, tarihi yarışmalar ve canlandırmalar yapılmalı. Niksarlılar bir kez daha nasıl büyük bir atanın torunları olduklarının gururuyla yaşamalı. Umarım bir gün bunu da görür ve yaşarım” diyerek sözlerini tamamladı.
- YAŞAR METİN AKSOY KİMDİR?
İlk ve Ortaokulu Niksar’da tamamladıktan sonra İzmir İnönü Lisesinden mezun olan Dr. Yaşar Metin Aksoy Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1989 da mezun oldu. Kars ve Ankara da çalıştıktan sonra 1999 yılında Cumhuriyet Üniversitesinde Kalp ve Damar Cerrahı ihtisasını tamamlayan Dr. Aksoy, Tokat’a yerleşerek Tokat’ta iki yıl Sağlık Müdürlüğü, 3 yıl Başhekimlik yaptı. 2005 yılında Türk yayı yapımı ve okçuluğu konusunda araştırmalara başlayan Dr. Yaşar Metin Aksoy yurtiçinde ve dışında birçok konferans ve seminere katıldı. Ulusal ve Uluslararası alanda bilimsel yazılar yazan Dr. Aksoy 2013 yılında at beslemeye ve atlı okçuluğa başladı. Geleneksel Okçulukta birçok öğrenci yetiştiren Dr. Yaşar Metin Aksoy evli ve iki çocuk babası. Eşi ve çocukları da at sürüp ok atabiliyor.
Kaynak:tokattanhaber.com