78 YIL ÖNCE BUGÜN YIKILDIK, BİNLERCE CANLARIMIZI YİTİRDİK.
1942 NİKSAR – ERBAA DEPREMİ.BİZ NİKSARLILAR DEPREMİ HİÇ UNUTMADIK ! YA SİZ ?
COĞRAFYAMIZIN KADERİNDE HER HANEYE BİR DEPREM HİKAYESİ YAZILMIŞ. DEDELERİMİZ, NİNELERİMİZİN ANILARI DEPREMİN ACISIYLA BAŞLARDI.
“Niksar’da kalmadı dikili taş,
Sormayın Erbaa’yı dökülüyor kanlı yaş.
Almus’da gördü zorlu bir savaş,
Gül yüzlü yavrular sarardı soldu,
Ne olduysa bize Mevla’dan oldu.”
TARİH : 20 Aralık 1942 Saat 17,05. Kurban Bayramının üçüncü gününü yaşıyordu halkımız. Zemherinin soğunda Niksar, Erbaa, Taşova’ya kadar Kelkit Vadisi’nde yakaladı büyük zelzele insanımızı.
7,9 ile 1939’da sallanan Büyük Erzincan Depremi sonrası adeta taş taş üstünde kalmadı, kimi enkazın altında, kimi yangınlarda can vermişti Kelkit vadisi de. 1939′ la bitmedi, 1942-1943 Niksar – Erbaa depremleri ile cennet topraklarımızın deprem gerçeği ile yaşayacak olması zihinlerimize kazındı adeta.
1942 Niksar – Erbaa depremi olarak anılan 78. yılında büyük felaketin ardından Niksarımızın, Erbaa ve yöremizin nerdeyse her hanesinden, her köyünden hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.
1944 yılında Kelkit’in kıyısında Eski Erbaa’yı depreme karşı güvenli olması bakımından şimdiki yerine taşıyanları unutmayalım. Ovalarımız bereket ve yaşam kaynağımızdır. Ne bereketimizi kaybedelim, ne de olası depremlerde can vermemek uğruna yapılaşmalarda alivyonlu ova topraklarımızı imara açarak katlimize ferman vermeyelim.
Şimdilerde ise; Kuzey Anadolu Fay Kuşağında olmamız neden gösterilerek E-80 Otoyol Projesini Amasya-Taşova-Erbaa-Niksar-Reşadiye güzergahından çıkarıldı. Ancak bu güzergahımız onlarca HES ve daha da tehlikelisi Siyanür Havuzlu Maden Ocakları tehlikesi ile karşı karşıya.
İsteriz ve dileriz ki; idarecilerimiz bir değil, bin kez düşünerek bizleri olası felaketlerin içinde yaşamak zorunda bırakmazlar.
Allah bir daha böyle acılar göstermesin ancak deprem gerçeğimizdir, unutmayalım, depremle yaşayabilecek bilinç ve tedbirlerimizle güven içinde yaşayalım.
İSTANBUL NİKSARLILAR DERNEĞİ